Okul Başarısı

Image 06

Okul başarısı sadece çocuğa ait midir? Çocukların dersleri kötü olduğunda tek sorumlusu çocuk mudur?

Öğrencinin okul başarısını etkileyen kendisine bağlı özellikler; görme, işitme kaybı, bulaşıcı hastalıklar okul olgunluğuna sahip olmama, aşırı hareketlilik, yerinde duramama ve hareketlerde kararsızlık gibi durumlarda da çocuğun dikkatinin toplanması güç olduğu çalışmayı engellediği ve dikkat dağılmasına neden olduğu için başarısızlığa zemin oluşturur. Çocukta öğrenme güçlüğü olması başarısızlığın çocuktan kaynaklanan en önemli nedenlerinden biridir.

İlköğretimin son dönemleri ile lise dönemine rastlayan ergenlik döneminin özellikleri de başarıda önemli bir etkendir. Bu dönemde hızlı gelişim ve değişim sonucu ergenin dikkati zayıflamakta, daha çok kendi başına kalma isteği artmakta, belli noktalara yoğunlaşması ile ilgili düşünce alanı daralmakta, hayal dünyası içine girmekte ve bütün bunlar çalışmasını ve başarısını olumsuz etkilemektedir. Dolayısıyla, çocuğun okul başarısını etkileyen unsurlar sadece yukarıda saydıklarımızdan ibaret değil, aileye bağlı unsurlarda çocuğun okul başarısını etkiliyor.

Çocuğun ön bilgilerinin yetersiz olması, diğer bir ifadeyle bulunduğu sınıf düzeyine gelinceye kadar almış olduğu eğitimle oluşturduğu akademik temelin gereken becerileri ortaya koymasına engel olmaktadır.

Anne babanın çok kaygılı olması çocuğunda kaygılanmasına neden olur. Anne babalardaki başarısızlık kaygısı başarısızlık var olmadan hatta daha çocuk okula başlamadan önce de görülür ve bazen tüm okul yaşamı boyunca sürer. Çocuğa da bulaşan bu kaygı çocuğun gerçek performansını ortaya koymasını engelleyerek başarısızlığa sebep olur.

Çocuk üzerine gerçekçi olmayan beklentiler ve çocuğa güven duymama önemli bir nedendir. Ebeveynlerin çocuğun potansiyelinin üzerinde olan beklentilerini çocuklara yansıtmaları çocukta kaygı ve başarısız olma korkusu geliştirir. Başarıda en önemli engellerden biri olan kaygı veya korku böylece ailede yaratılmış olur.

Aileden çocuğa genler üzerinden aktarılan özellikler, onun bedensel ve zihinsel yapısında önemli bir yere sahiptir. Dolayısıyla çocuğun başarısında anne babadan aldığı bu genler belirleyici rol oynamaktadır. Aile aktardığı genlerle olduğu gibi çocuğu yetiştirme tarzı ve çocuğa sağladığı olanaklarla da çocuğun başarısında etkilidir.

2-Çocuğa zorla ders çalıştırmak doğru mu?

Aileler, fedakârlıklarına karşılık çocuklarından derslerini ihmal etmemelerini, başarılı olmaya çalışmalarını beklerler. Bu onların hakkı. Çocukların da hakkı var! . En iyisi, ailelerin etraflıca düşünüp, bu konuda yapılan yanlışları bilmesi ve doğru adımları atmasıdır.

Çünkü her ailenin kendine has özellikleri vardır. Yani asıl sorumluluk anne-babalardadır.

Aşırı disiplin ve korku

Ailelerin, çocukların evde ders çalışmalarına etkileri, bazen onların eğitime verdikleri önem ile paralellik arzetmiyor. Belki de ne şekilde ve hangi ölçüde yardım edileceğini bilmiyorlar. Bu konu ailelerin yapısıyla yakından ilgili. Genel olarak değerlendirildiğinde, çocuğun ev ödevi yapması, ailenin ona kazandırdığı alışkanlığa bağlı görünüyor.

Şayet çocuğu küçük yaştan itibaren talimatlarımıza uygun davranmaya alıştırdıysak, yani bir şey yapacağında gözümüzün içine bakıp onay bekleyen veya yüz ifademizden mana çıkarmaya çalışan bağımlı bir çocuk yetiştirdiysek, kendiliğinden derslerinin başına oturup çalışan bir öğrenci olmasını beklememeliyiz.

Özellikle aşırı titiz anneleri veya aşırı disiplinli öğretmeni olan çocuklar derslerini kendi başlarına yapmayı denemezler. Çocuğa hak vermemek mümkün değil. Ödevini yaparken yanlış bir şey yaparsa, ertesi gün saçının veya kulağının çekileceğini, rencide edileceğini bilen çocuk, özgüvenini yitirmiştir. Hata yapma kaygısı, çocuğu ödev yaparken mutlaka bilen birinden tasvip edilme arayışına sevk edecektir. Önemsiz konularda bile çocuk bu kaygıyı taşır ve bağımsız hareket edemez.

Bu durum anne-babayı da bunaltır. Çünkü akşama kadar çalışıp eve yorgun gelen bir baba, çocuğunun derslerine yardım etmek gibi bir işle meşgul olmak istemez. Bu konuda eşler arasında da sık sık tartışma çıkar ve gerilen ortam çocukta yalnızlık hissinin oluşmasına ve özgüven kaybına sebep olabilir.

Anne-babalar belki çocuğun derslerinde yardımcı olmak için yeterli bilgi ve beceriye sahip olmayabilirler. Ama onlara düşen asıl görev, çocuklarından şefkatlerini esirgemeyip, ders çalışmaya uygun, huzurlu, mutlu bir ortam sağlamaktır. çocuklara zorla ders çalıştırırken onlara verilen hatalı mesajlardan bazıları

Her Şeyde Mükemmel Olma Duygularını İfade Eden Hatalar;

A) Her şeyde en iyi olmalıyım duygusu; Çocuklardan her şeyin e iyisini en mükemmelini istemek yerine onların çabaları desteklemeliyiz. Çocuğun kendine güven duygusunu , çocuğun çabasını överek yükseltmeliyiz.

B) Başarılarımla varım duygusu; Çocukları şartsız olarak sevmeliyiz ve bunu kendilerine hissettirmeliyiz. Çocuğun başarılı oldukça sevileceğini düşünmesi telafisi zor hatalar doğurmakta ve ailesi ile ilişkilerine zarar vermekte, çocuğun sürekli baskı altında kalmasına sebep olmaktadır.

C) Olumsuz duygular kötüdür; Çocuklar kızgın, hayal kırıklığı, öfke,kaygı engellememeliyiz gibi olumsuz duygular gösterebilirler. Çocuların duygusal halini ortaya koymalarını “ağlama çocuğum” “ona kızmamalıydın” “telşlanma daha iyisini yapacaksın” gibi yaklaşımlar çocuğa hiçbirşey hissetme hakkının olmadığı veya duygularının anlamalı ve kabullenmeliyiz. Çocuklarımız duygularını ifade etmede ne kadar rahat olurlarsa ilerideki ilişkilerinde de o kadar açık ve samimi olacaktır.

D) Herkes beni sevmeli duygusu; Çocuklara herkesi memnun edemeyeceklerini bildirmeliyiz. Eğer haklı olduklarına inanıyorlarsa direnmelerini öğretmeliyiz.

E) Hata yapmak ve yardım istemek yanlıştır; Hataların doğal ve kaçınılmaz olduğunu anlşayan çocuklar kendilerini büyük bir kabul edilmişlik içinde hissedeceklerdir. Hataların olabileceği ve onblardan dersler çıkarabileceği gerçeği vurgulanmalı ve böylece çocuğun kendini iyi hissetmemesi ve özgüvenini arttırması sağlanmalıdır.

Ailenin eğitim hataları, ana baba tutumundaki kararsızlık, anne babanın eğitim anlayışındaki farklılık başarıyı engelleyici olabilmektedir. Çocuğun gereğinden fazla koruyup güvensiz bir birey haline getirmek yada aşırı baskı ve otorite yoluyla eğitmek hatalı davranış modelleridir. Bunun yanı sıra anne babanın geçimsizliği gibi nedenlerde aileden kaynaklanan başarısızlık faktörleridir.

3- Ders konusunda ailelerin fazla disiplin kullanması çocukları nasıl etkiler?

Günümüzde birçok aile çocuğunun ders çalışmaya karşı isteksiz olmasından veya dikkatinin çabuk dağılmasından yakınmaktadır. Bu nedenle de ders çalışması için aileler çoğu zaman çocuğa çeşitli uyarılarda bulunmaktadır. Ancak bir çocuğun ders çalışmasını sağlamak için "Ders çalış, hadi odana git, oyalanma artık." tarzındaki uyarılar ona baskı yapmak aile içi iletişime zarar vermekten başka bir işe yaramayacaktır. Bu nedenle her şeyden önce aile olarak çocuğa doğru yaklaşımlarda bulunulmalıdır. Okul, ders, sınav gibi kavramların önemini çocuğa anlatmak ancak bunu yaparken onları sıkmamak nasihat vermekten ziyade kısa ve net bir şekilde onlara anlatmak gerekir. Aksi takdirde çocuğun kaygı düzeyi yüksek, mutsuz bir kişiliğe sahip bir çocuk yetiştirmiş olursunuz. Çocuk üzerinde tatlı sert bir otorite kurmak ancak bunu yaparken de sakin ve sabırlı bir şekilde davranarak çocuğa özgüven aşılamayı unutmamalısınız.

Yıkıcı Disiplin Kullanmak: anne babalar bir hareket planına sahip değillerse gereksiz hatalar yapabilirler. Bu hatalar disiplin girişimini etkisiz hale getirebilir ve çocuğun özgüvenine zarara verebilir.

a) kızgın olmadığınız zamanlarda disiplin uygulayın: en yıkıcı hatalardan bir, kızgın olduğunuz zamanlarda çocuklarınız üzerinde disiplin kurmaya çalışmanızdır.

b) Disiplini yerinde kullanın: öfkelenildiğinde taraflar “psikolojik siperlerini” kaldırmakta, kendilerini savunmaya daha fazla zaman ayırmakta ve probleme işe yara bir çözüm buluşmak yerine karşı saldırıya geçmektedir. Sinirler yatışdığında problem ele alınırsa olumlu bir sonuca ulaşma olasılığı yüksektir. (bir çocuğa şimdi çok kızgınım. Sakinleşip bunu düşünöek için zamana ihtiyacım var bu akşam bu konuda tekrar konuşacağız. Demek gerçekten en uygun olanıdır)

Ailelerin çocuklara otoriter tutumla uyguladıkları katı disiplin çocukları kendi gözlerinde değersizleştirip başarısız olmalarına sebep olacaktır. O halde ne yapmalıyız?

Hedef belirleyin: Çocuğunuzun ders çalışmak için bir sebebi olmasını istiyorsanız öncelikle geleceğe dair planlar yapmasını ve minik adımlar halinde hedefler seçmesini isteyin. Örneğin en yakın zamandaki sınavda iyi bir not almak gibi.

Program hazırlayın: Günlük derslerinden oluşan esnek olarak zamana ayarlanmış bir ders programı çocuğun ders çalışmasına yardımcı olacaktır. Programa uyulduğu takdirde çocuğunuza haftalık ödüller verebilirsiniz. Eleştirmeyin: Çocuğunuzu tembel diye etiketlemek, başkalarıyla kıyaslama yapmak yerine motivasyonunu olumlu yönde etkileyecek sözler söyleyin. Kişiliğini zedeleyecek eleştirilerde bulunmayın. Çünkü çocuğa hakaret etmek, azarlamak, bağırmak aile ile çocuk arasındaki ilişkiye zarar verir ve aralarında bir uçurum oluşturur. Bir süre sonra her iki taraf arasında inatlaşmalar olur, sevgi azalır, kin oluşmaya başlar.

Model olun: Çocuk okuldan eve geldiğinde ebeveynler televizyon karşısına oturup çocuğu ders çalışmak için odasına yönlendirmeyin. Aksi takdirde çocuk ders çalışmayı kendisine verilmiş bir ceza olarak görecektir. Siz de çocuğunuz ders çalışırken kitap okumayı tercih edebilirsiniz.

Sorumluluk verin: Çocuğunuza okulöncesi dönemden itibaren yaşına uygun sorumluluklar vermeniz halinde büyüdüğünde okul ödevlerini hatırlamak konusunda zorlanmayacaktır. Unutmayın, ağaç yaş iken eğilir çocuğa küçük yaşlardan itibaren yaşına uygun sorumluluklar vermek gerekir.

Araştırma yapın: Ders çalışmaya karşı çocuğun isteksiz olma konusundaki asıl nedenini bulmaya çalışın. Çocuğunuz aile, okul veya sağlıkla ilgili yaşadığı çeşitli sorunlar ders çalışmasına engel olabilir. Profesyonel bir uzmandan yardım alın.

ÇOCUK YAŞADIĞINI ÖĞRENİR

Eğer Bir Çocuk

*Sürekli eleştirilmişse; Kınama ve ayıplamayı öğrenir.
*Kin ortamında büyümüşse; Kavga etmeyi öğrenir.
*Alay edilip,aşağılanmışsa; Sıkılıp utanmayı öğrenir.
*Devamlı utandırılarak terbiye edilmişse; Kendini suçlamayı öğrenir.
*Hoş görü ile yetiştirilmişse; Sabırlı olmayı öğrenir.
*Desteklenip,yüreklendirilmişse; Kendine güven duymayı öğrenir.
*Övülmüş ve beğenilmişse; Takdir etmeyi öğrenir.
*Haklarına saygı duyularak büyütülmüşse; Adil olmayı öğrenir.
*Güven ortamı içersinde yetişmişse; İnançlı olmayı öğrenir.
*Kabul ve onay görmüşse; Kendini ve insanları sevmeyi öğrenir.
*Aile içinde dostluk ve arkadaşlık görmüşse; Bu dünyada mutlu olmayı öğrenir.