Evlilik ve Huzur

Ergenlik

Evliliği sürdürmek için eşlerin iletişim becerilerini iyi kullanabilir olmaları gerekir. Bunları sonradan öğrenilebiliriz ve herkes öğrenebilir. Yeter ki evliliğimizi konforlu hale getirmek isteyelim. İletişim sürekli konuşmak mıdır? Ne dersiniz? iletişim öncelikle dinlemek demektir. İletişim sadece düşünce paylaşımı da değildir. Düşünceler duyguları da harekete geçirir. Hem düşünce hem duygu paylaşımının birlikte paylaşılmalı. Empati, sadakat, dürüstlük, adalet, muhatabın fikirlerine ve tercihlerine saygı duyma iletişimin temel taşıdır.

Çiftler evlenirken yanlarında görünmeyen valizlerinide götürürler. Bu valizlerin içlerinde duyguları istiflenmiştir. Yataklarının üzerine sessizce sererler. Ne yazık ki iki tarafında haberi yoktur. Beklemeye başlarlar.. Zamanla birbirleri hakkında varsayımları oluşmaya başlar...Varsayımları hikayelerine dönüşür…hikayeleri de gerçeklerine…Gerçeklerine öylesine sıkı sıkıya bağlanırlar ki …inandıkları eşlerinin gerçeği olmaktan çok uzak sadece kendi gerçekleridir.

İşte bu yüzden düşüncelerinizi ve duygularınızı saklamayın. Korkmayın eğer söylerseniz tabi doğru zaman ve yerde düşündüğünüz felaketleri yaşamazsınız. İçe atarak takıntılar edinmiş olursunuz. Bu da tüm sinir sistemimizi bozar. Siz duygularınızı paylaştıkça, eşinize model olursunuz. Ben dilini kullanın ve sabırlı olun alışkanlıkları değiştirmek zaman alır.

Eşinize saygı gösterin: ‘Sen varsın ve önemlisin.’ Mesajını verin. Önce siz söyleyin. Sürekli eşinizden beklemeyin.

Bağlılık – bağımlılık sorunu

Bağlılık; eşe bağlı olmak, onu sevmek, korumaktır. Diğer yandan bağımlılık; onun gölgesi olmak, sadece biz olmak ben olmayı başaramamak,‘sen olmadan ben yaşayamam’ demektir. Evlilikte eşlerin en büyük şikâyeti bu, eşlerine çok bağımlı olmak. İnsanın en güvenilir yeri kendisidir. Önce kendinizi sevin, kendinize güvenin.

Ailelerle ilişkiler ( üçüncü kişiler)

Büyümek ve yetişkin olmak. Ailelerden bağımsız olabilmek. Ben artık evlendim. Aile sahibi oldum. Sorumluluklarım var diyebilmeliyiz. Ailemiz ve eşimiz arasındaki dengeyi iyi kurabilmeliyiz. Birbirinden farklı iki kültüre sahip aile birlikte yaşamayı öğreniyor. Uyumsuzluklar ve farklılıklar olması çok normal. Farklılıkları eksiklik değil de zenginlik olarak kabul edersek işler kolaylaşır. Ancak bunu söylerken takındığımız üslup çok önemli.

Eşinizi olduğu gibi kabul edin

Karşımızdaki insanı değiştirmeye değil, Önce kendimizi tanımaya çalışalım .Belki de kendimizle çatışmalarımız vardır. Kendimizle barışmayı becerebilirsek hoşgörümüzde genişler. Kişi ancak kendisi isterse değişir. İnsan kendini değiştirebilir. Unutmayın hayalleriniz gerçeklerle örtüşmeyebilir.

Sesinizi kontrol edin.

Bir tartışma esnasında sesinizi yükseltmek sizi güçlü kılmaz. Sadece anlık korku salarsınız eşinizin yüreğine .Ve arkasından aranıza mesafeler girer. Hiçbir zaman ve durumda , eşinize karşı sesinizi yükseltmeyin. Sevgiden önce aranızdaki saygıyı koruyabilirseniz, uzun yıllar süren mutlu bir evliliğiniz olur.

Satranç oynamıyorsunuz

Evlilik satranç oyunu değil. Kimin şah mat yaptığı.Eğer oyunu (tartışmayı) mutlaka birinin kazanması gerekiyorsa, bırakın eşiniz kazansın. Sizin kendi değerliliğinizin farkındaysanız eşinize kendisini değerli hissettirmek onu size daha yakınlaştıracaktır. Değmez mi? N e dersiniz?

Geçmişteki olumsuz hatıralarınızı tekrar tekrar gündeme getirmeyin

Hiçbir zaman geçmişte yapılan hataları eşinize hatırlatmayın. Unutmayın bunlar sizin için HATA!! Eşinize hatırlattığınızda kazançlarınızı test edin. Empati kurun Ne kadar can sıkıcı bir durum olduğunu farkedip bırakacaksınız.

Gelecekle ilgili planlarınızı birbirinize anlatın

Eşinize önem verin. Eşinizle, işinizle, çocuğunuzla ilgili planlarınızı anlatın. Ondan fikir alın. Kimbilir başka bir pencereden bakarak daha sağlıklı karar almanıza yardımcı olabilir. Birbirinizden farklı hayatlarınız ve hobileriniz olabilir. Bunları uygulamak için birbirinize fırsatlar oluşturun.

Birbirinizle darılmayın

Unutmayıın! Dargınlık en büyük intikamdır. Çünkü verdiğiniz mesaj sen yoksun! Ben seni yok sayıyorumdur. Şiddetli bir kavga etmiş olsanız da yatak odanıza taşımayın. Yatmadan önce mutlaka tüm sorunlarınızı halledin. Yatak odanız, sizin için özel bir dünya. O odaya sorunlarınızı taşımayın.

Özür dileyin

Eğer yanlış bir şey yaptıysanız, bunu itiraf edin ve özür dileyin. Özür dileyen mi yoksa dilenen mi daha yüce gönüllüdür? Fakat özür dilemeyi bir kaçış aracı olarak kullanmayın Özrünüz anlamını yitirebilir.

Uzm. Psk. Danışman Fatma ÜLGER